Soli
ARAŞTIRMALARDA, M.Ö. 700 yıllarına kadar uzanan bulgular ele geçmiştir.
Şehrin uzunca bir süre limanı ve yakınındaki bakır madenleri nedeniyle önemli
pozisyonunu korumayı başardığı anlaşılmaktadır.

M.Ö. 498'de adadaki diğer krallıklarla birlikte Soli de Kıbrıs'ın yöneticisi
olan Perslere başkaldırmış ve yenilmiştir. Bundan sonra şehrin daha iyi
kontrolünün sağlanması için Pers taraftarı kral Doxandros of Marion tarafından
sehrin yanına Vouni Sarayı yaptırılmıştır. Soli parlak dönemini Roma döneminde
yaşamıştır. 7. yy'daki Arap akınları ise kentin sonu olmuştur.

Araştırmalarda, Helenistik döneme ait altın ve gümüş takılar, M.Ö.1.yy'da
yapılmış mermer bir Aphrodite heykeli, M.Ö.2.yy'a ait, Amazonlarla savaşı
gösteren bir kabartma ele geçmiştir. Ayrıca, Helenistik döneme ait, agoraya
açılan sütunlu caddenin ve agoradaki mermer bir anıtsal çeşmenin de kalıntıları
ortaya çıkmıştır. Tatlı su kaynakları, verimli topraklar, liman, bakır yatakları,
bol miktardaki odun rezervi Soli'nin burada kurulan ilk yerleşme
olmayabileceğini göstermektedir ve arkeolojik kazılarda da M.Ö. 11. yy da
yapılan bir yerleşmenin izlerine rastlanmıştır.

Soli Bazilikası: Bazilikanın 4. yy'ın 2. yarısında yapıldığı, Kıbrıs'ta inşa
edilen ilk kiliselerden olduğu bilinmektedir. 5. ve 6. yy'da genişletilmesine
rağmen, 7. yy'daki Arap akını ile tahrip olmuştur. Üç kapılı bir girişi
bulunmakta olan kilisenin, dört yanı sütunlarla çevrili ve çeşmeli bir avlusu
vardır. Avlunun ardından üç kapılı başka bir giriş ile kiliseye girilmektedir.
İçerde iki sıra halinde dizilmiş on ikişer sütun bulunmaktadır. Döşemesinde
bulunan, genellikle geometrik ve hayvan figürü olan mozaiklerin büyük bir kısmı
günümüze dek ulaşmıştır. Hıristiyan dünyasında Soli, St. Mark'ın St. Auxibius
tarafından vaftiz edildiği yer olarak kabul edilmiştir.

Soli Roma Tiyatrosu: Tiyatro, eskiden aynı yerde olan bir Yunan tiyatrosunun
yerine, M.S.2. yy ile 3.yy arasındaki dönemde, bir tepenin denize bakan
yamacında yapılmıştır. Seyircilerin oturacağı yarım daire şeklindeki bölüm
tepenin kayalık kısmına oyulmuştur. Bu bölüm ile ortadaki koro yeri kireç
taşından yapılma alçak bir duvarla ayrılmakta olup, koro yeri ve oturma
yerlerine geçiş yanlardaki geçitlerle sağlanır.Gerçek kapasitesi 4000 kişi olan
tiyatronun, sahne binası iki katlıdır. Bu bölüm mermer ve heykellerle süslüdür.
Tiyatronun batısındaki bir tepe üzerinde Aphrodite'e adanmış bir tapınağın
izlerine rastlanmıştır.